Tuesday, January 13, 2009

8 ocak 2009






"5 cocuk bence de iyi, yılbaşı kutlamasına gymboree ye gittik, o kadar fazla çocuk vardı ki hiçbi çocuk konsantre olamadı. az çocuk iletişim açısından çok daha başarılı.ufak bir ekleme yapacağım, keşke her buluşma için önceden bi dersimizi çalışsak. Örnek veriyorum, Deniz şu sıra Modern Folk Üçlüsü nün çocuk şarkılarından yapılmış bir derleme CD sine taktı kafayı. Sabah onunla kalkıyo, akşam onunla yatıyo, ezberlemeye çalışıyo, her şarkının ayrı ayrı hikayesine giriyoruz vs. Mesela bir gün bu CD çalınır, içinden bir şarkının hikayesi eşliğinde çocuklarla dansedilir ... Tabi ben işin içinde olmayan anne olarak dışarıdan atıyorum tutuyorum, hatta ufak çaplı Seçil ile Esra ya görev yüklemesi yapıyorum:-P Ama gerçekten faydalı olabilir. Ben de sahne arkası işleri yapabilirim. Örneğin arada sırada el işleri yaparlar, ben malzemeleri hazırlayabilirim. Örnek geyik kafası yaparlar, ben kese kağıtlarını, boynuzları vs hazırlarım, size birlikte yapıştırması kalır..." J.K

"ayca bizi harika ağırladı, utandık valla. caylar kekler corekler. cocuklar dolu dolu oynadılar. sanki yavas yavas birbirilerine ve duruma daha cok alisiyorlar. aliskanligi kaybetmemek guzel. esra jimnastik yaptırmadıııı :P eee tabii cocuklar daire olup sag kol sol kol modunda olamıyorlar, oyuncaklara daldılar. ama julide'nin de dedigi gibi yavas yavas onlarda olur. 2 satır laf etmek icin cok caba sarfettik anneler olarak, ya juli bir persembe izin alsana isden, guzel olur. deniz seker seker dans etti, perdelere saklandı, corek yedi, kostu, oynadı, elbisesi cok sekerdi. can zıp zıp zıp, sonunda atletle kaldı. arat gozlem halinde, son yarım saat acildi, kaan herkeslerle oynadı, ananeyi gorunce çılgına dondu, kuzey arabalara bindi durdu, aniiiiiiiiiiii diye bagırdı, ali ile futbol oynadık son dakka... sonra guney misafir geldi; pek güzel dans eden 3 yasındaki abi... bir fırtına gibi estik ayca'larda.
haftaya revza'dayız." S.Y

"bence de altı kişilik güruh olarak ikinci haftalarıydı (jülide'lerde sayımız epey azdı, kuzey'in geç geldiğini düşünürsek, parktan üç kafadar gibiydiler) ama geçen hafta bizim evde olduğundan daha bir tanışık ve coşmaya teşneydiler. benim gözlediğim, kaan evde hepimizi ağırlamaktan pek memnundu, gülücükler saçıyor, sevinç çığlıkları atıyordu, durmaksızın oynadı ve oynattı. denizcim, düştük yine bu deli oğlanların arasına dediyse de içinden, daha fazla böyle düşünmesine izin verilmedi. örneğin can'la bir ara kaan'ın çadırına girdiler, can ona baykuş, eşek, inek vs. taklidi yaptı ve çok güldürdü (video'su bende, blog açılınca koyarım), sonra yine çadırda can'a şarkı söyledi. Sonra can ona bir sarılayım dedi, ama severken öldürme temayülünde olduğu için denizcik kibarca uzaklaştırdı onu. sonra biraz saklambaç oynadı, biz büyükleri gözledi (bunlar bizi böyle topluca çayıra salarak ne güzellik düşünüyo acaba diye cin bakışıyla, çok şekerdi). Bir ara oğlanların oyuncaklarına daldı, bunlar ne menem zımbırtılar diye. belki bebek evlerini aramıştır yavrum. Deniz'i uzun tutuyorum, Jülide yoktun diye. Bir de tabi, ben can'la olanları gördüm haliyle. Ama genelde gayet rahat ve memnundu. Sonra efendime söyliyim, benim gördüğüm, küçük ali ve küçük üzüm arat, aslında diğerleriyle aralarında epey ay farkı olsa da, çaktırmadılar ve özellikle sonlara doğru epey bir angaje oldular. Ali çıkışta tam da alıştık yeşil sahalara kırmızı kartı gösterdiler edasındaydı asansörde. kuzey, evet, araba tepesinde hatırlıyorum hep, ama fıldır fıldır, sözüm ona direksiyon başında olmakla birlikte, kim neyin nesi, nereye geldik, kim kimden sorumlu, bence hepsini çözmüştü.
güney danslarıyla ve centilmenliğiyle sahiden güne damgasını vurdu, ufaklıkları dönüp baktırdı kendisine. kutluyoruz. özetle, bence faydalı oluyor bu iş. ama kendi adıma, can'dan çok bana faydalı oluyor diyebilirim. insanın birçok konuda yalnız olmadığını, sorun addettiği şeylerin herkesin başına gelen olağan çocuk durumları olduğunu anlaması bile rahatlatıyor." E.Ö